TAKINTI SİMETRİ HASTALIĞI (OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK)

“Her şeyin bir sayısı olmak zorunda sanki benim için. Örneğin musluğu açınca ellerimi yıkamadan önce 20’ye kadar, suyumu bardağa koyduktan sonra içmeden önce 15’e kadar saymam gerekiyor. Duşa girdiğimde yıkanma sürem 151 ya da 149 değil tam tam 150 sayı sürüyor, daha erken çıkamam. Hiç bir şekilde insanlara ya da etrafa dokunamam, eğer dokunursam mikrop kapar ve hastalanıp ölebilirim, bu nedenle biri bana dokunduysa ya da ben birine dokunduysam hemen temizlenmek zorundayım ” A.H.

“Dokunduğum bir nesnenin eğer dört tarafına da dokunmazsam, her gün evdeki masanın etrafında dört tur atmazsam, evden çıkarken ve eve girerken 4 defa aynı duayı etmezsem annemin başına çok kötü bir şey gelecek düşüncesinden kurtulamıyorum. Ailem bu durumu anlamasın diye her defasında bahane uydurmaktan çok yoruldum” B.C.

Bu ifadeler tanıdık geliyor mu? Eğer öyleyse sizde “Obsesif Kompulsif Bozukluk”’tan (OKB) yakınıyor olabilirsiniz.

Evden aceleyle çıktığınız bir gün, ütünün fişini çektin mi, ocağın altını kapattım mı gibi sorularla kaygılanıyor olmak normal bir durumdur. Fakat OKB’den bahsediyorsanız, bu davranışlar ve düşünceler aşırı düzeydedir ve günlük hayatınızı olumsuz etkiliyor hatta engelliyordur.

Obsesif Kompulsif Bozukluk nedir?

Halk arasında “takıntı ya da simetri hastalığı” olarak bilinen Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) bir kaygı bozukluğudur. Kontrol edilemeyen, istenmeyen düşünceler ve tekrarlı, ritüel davranışlarla kişinin kendini belirli bir davranışı yapmaya mecbur hissetmesi durumu olarak tanımlanabilir. Eğer OKB’niz varsa, muhtemelen istenmeyen düşünceleriniz ve tekrarlı, ritüel davranışlarınızın mantıklı olmadığının fark etmenize rağmen, bu davranışlara karşı koyamayacağınızı ya da bunlardan kurtulamayacağınızı hissedebilirsiniz.

OKB’li hastaların beyinleri bozuk bir plak gibi, bir düşünce ya da dürtüye takılıp kalır. Yukarıdaki hastanın ifade ettiği gibi, suyu açtığınızda ellerinizi yıkamak için 20’ye kadar sayabilirsiniz, ya da bir nesneye dokunduğunuzda muhakkak 4 köşesine dokunmak zorunda hissedip dokunabilirsiniz.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu Anlamak

Obsesyonlar istemsiz düşünceler, imgeler, dürtülerdir ve zihinde tekrar tekrar oluşur. Bu düşüncelere sahip olmak istememenize rağmen bu düşünceleri durduramazsınız. Ne yazık ki obsesif düşünceler çoğunlukla rahatsız edici ve dikkat dağıtıcıdır.

Kompülsiyonlar tekrar tekrar yapma isteği uyandıran ritüeller ya da davranışlardır. Genellikle kompülsiyonlar obsesif düşüncelerin geçici bir süre engellenmesini sağlar.

Örneğin A.H. gibi hastalık kapıp ölmekten korkuyorsanız, temizlik için ritüeller geliştirmeniz gerekir. Ancak bu ritüeller sonsuza kadar rahatlama sağlamaz, aksine daha güçlü bir şekilde geri gelir.

Yaygın OKB Kategorileri

Temizleyiciler, kirlenmekten ve bir hastalık bulaşmasından korkarlar. Bu kişiler genellikle temizlik ya da el yıkama kompülsiyonu gösterirler.

Kontrolcüler, tekrarlı bir şekilde bir şeyleri kontrol ederler (ışığı kapatmak, kapıyı kilitlemek vb.). Bu durum zarar görme ya da tehlikeden kaçınma ile ilgilidir.

Şüpheciler, her şeyi mükemmel yapmazlarsa bir şeylerin kötü gideceğinden ya da cezalandırılacaklarından korkarlar.

Sayıcılar ve düzenleyiciler, simetri ya da düzenle ilgili takıntılıdırlar. Bu kişilerin belirli rakamlar, renkler vb. ile ilgili batıl inançları vardır.

İstifçiler, eğer bir şeylerini atarlarsa kötü şeyler olacağından korkarlar. Bu kişiler dürtüsel bir şekilde, ihtiyacı olsun ya da olmasın her şeyi biriktirirler.

OKB Belirtileri Nelerdir?

Obsesif düşünceleriniz ya da kompulsif davranışlarınızın olması OKB olduğunuz anlamına gelmiyor. OKB’de düşünceler ve davranışlar, çok fazla strese neden olur, çok zaman alır, ilişkilerinizi ve günlük hayatınızı engeller. Örneğin kapıyı kilitlediğinizden emin olmak için, kapıyı 20 kez kontrol edersiniz.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu olan bir çok insanın hem obsesyonları hem kompülsiyonları vardır, fakat bazı insanlarda sadece bir tanesi olabilir.

OKB Neden Olur?

Nedeni tam anlaşılamamış olsa da, araştırmalar OKB’nin biyolojik ve çevresel faktörlerden kaynaklanabileceğini öne sürüyor.

Biyolojik faktörler:  Araştırmalar serotonin adı verilen nörotransmiterin seviyesinin düşmesi ile OKB gelişimi arasında bir bağlantı saptamıştır. Serotonin dengesizliğinin ebeveynden çocuğa geçtiğine dair kanıt da vardır. Bu da obsesif-kompülsif bozukluğun genetik olabileceğinin göstergesidir. Ayrıca beynin belirli bölgeleri serotonin dengesizliğinden etkilenir, bu da OKB’ye yol açar. Bu problemin, beynin sağduyu ve planlama ile ilgili bölgeleri ve bedensel hareketleri içeren mesajları süzen bölgeleriyle bağlantılı olan beyin yolaklarıyla alakalı olduğu görülür.

Çevresel faktörler: Bazı çevresel stres yaratıcı faktörler OKB’yi tetikleyebilir. Belirli çevresel faktörler ise kişide var olan bu rahatsızlığı kötüleştirebilir. Bunlar;

  • Taciz
  • Yaşamsal değişiklikler
  • Hastalık
  • Sevilen birinin ölmesi
  • İş veya okulla ilgili değişiklikler veya problemler
  • İlişkiyle ilgili kaygılar

OKB İçin Neler Yapmalı?

OKB’nin bir kaygı bozukluğu olduğunu belirtmiştik. Tüm kaygı bozukluklarında olduğu gibi OKB‘de düşünce yapımız ve yaşam stilimiz duygu durumumuz üzerinde önemli etkilere sahiptir. Bu nedenle aşağıdaki öneriler, yaşam stilinizi değiştirmek ve duygu durumunuzu olumlu yönde etkilemek için önemlidir.

Düzenli Egzersiz yapın. Egzersiz yapmak sizin sinir sisteminizi güçlendirerek, obsesif düşüncelerinizi kontrol etmenizde size yardımcı olacaktır.

Aileniz ve arkadaşlarınızla bol bol zaman geçirin. OKB kişilerin davranışları ve düşünceleri çok zaman aldığı için kişilerin sosyal ortamlardan uzaklaşmalarına neden olur. Bu da OKB belirtilerini artırır.

Düzenli ve yeterince uyuyun. Uykusuzluk kaygılı davranış ve düşüncelerinizi artırır. Düzenli uyku duygu durumunuzu dengede tutmanıza yardımcı olur.

Rahatlama tekniklerini kullanın. Nefes egzersizleri, yoga gibi tekniklerle kaygı durumunuzu kontrol edebilir, kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz.

Korkularınızdan kaçınmayın. Obsesif düşüncelerin neden olduğu korkularınızdan kaçınmak için ritüel davranışlarınızı artırmak yerine, korkunuzla yüzleşin. Korksanız dahi ritüel davranışları yapmadan, ne olduğunu ve korktuğunuz şeyin olmadığını görmeye çalışın. Unutmayın korkulardan kaçınmak, korkuları büyütür.

Dikkatinizi kontrol edin. Obsesif düşünceleriniz geldiğinde, dikkatinizi başka bir şeye vermeye çalışın. Örneğin çok sevdiğiniz bir şey yapmaya başlayın vb.

Obsesif düşüncelerinizi ya da kaygılarınızı yazın. Obsesif düşünceleriniz ve kaygılarınız her aklınıza geldiğinde yazın, bu düşüncelerin tekrarladıkça ne kadar arttığını görmenize yardımcı olacaktır.

OKB kaygılanma tablosu geliştirin. Kendinize gün içinde 10’ar dakikalık kaygılanma zamanları belirleyin ve obsesif düşünceleriniz geldiğinde bunları kaygılanma zamanına erteleyin. Ertelemeyi başardıkça düşüncelerinizi kontrol etmeye başlayabilirsiniz.

Unutmayın, Obsesif Kompulsif Bozukluk kendi kendine geçmez, ilaçla ve terapi ile tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Lütfen Yardım için bir uzmanla iletişime geçin.

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir