“Oğlum Oyuncak Bebeklerle Oynuyor”

Ülkemizde cinsiyete ilişkin ayrımlar çok keskin olduğundan bu konudaki beklentiler de oldukça katı olabiliyor. Zaman zaman aileler kaygılı bir şekilde: “oğlum makyaj malzemelerimle oynuyor” veya “oğluma araba, kamyon alıyoruz ama O, oyuncak ayısını giydirip, besliyor” gibi ifadelerle benden yardım istiyor.

Öncelikle cinsiyetler arası farklar üzerine biraz düşünelim; Gündelik hayattaki işlevselliğe baktığımızda cinsiyetler arasında öyle tahmin ettiğimiz kadar fark yok. Tamam, erkekler uzaysal-mekansal algılamada biraz daha başarılı. Bu, mühendislik gibi bazı mesleki alanlarda, yol-yön bulma gibi işlerde onlara avantaj sağlıyor. Buna karşın kadınlar da daha iyi iletişim becerilerine sahip. Örneğin, bir okul bahçesinin yakınından geçerken çocukları gözlemleyin. Erkekler ortalıkta koşturup dururken, kızları gruplar halinde oturmuş sohbet ediyor olarak görürsünüz. Bu da kadınların iyi iletişim gerektiren alanlarda daha başarılı olmasının yolunu açıyor olabilir. Örnekler çoğaltılabilir.

futbolcu_kizAma şimdi biraz daha tarafsız bakalım. Erkeklerin genelde fiziksel açıdan daha güçlü olduğu görüşüyle beraber, ufak tefek ve çelimsiz birçok erkeğe karşılık, daha uzun boylu ve kuvvetli birçok da kadın bulunmaktadır. Aynı şekilde, iletişim becerileri birçok kadından iyi olan erkekler de mevcuttur. Aslında bir cinsiyete ait bireyler arasındaki farklar, cinsiyetler arasındaki farklardan az değildir. Ama biz ayrım yaparken özelliklere göre değil de cinsiyete göre yapmayı tercih ediyoruz. Fiziksel güç gerektiren bir iş için “erkek işi” derken, bu işi yapamayacak kadar “güçsüz” erkekleri veya çok rahatlıkla yapabilecek kadar “güçlü” kadınları unutuyoruz.

Konunun diğer bir yüzünü ise (cinsiyetler arasındaki farklar akla geldiğinde) kadınlara yönelik olumsuz tutumlar oluşturuyor. Başta verdiğim örneği hatırlarsak; ebeveynler, erkek çocukları bebeklerle oynadığında paniğe kapılıyor, ancak “arabayla oynayan kızım var” diyerek bana gelen çok nadir oluyor. “Erkek gibi kız” bir iltifat iken “kız gibi erkek” hakaret olarak kabul edilebiliyor.

Tekrar oyuncak meselesine dönersek, burada en önemli konu şu: evet, çocukların cinsiyetlerine göre oyuncak tercihleri vardır. Kızlar bebeklerle, çay takımlarıyla oynamayı, erkek çocuklar ise araba, kamyon ve tabanca gibi oyuncaklarla oynamayı tercih etmektedir. Sizin bu seçimleri değiştirmeye çalışmanız bir “fayda” getirmeyecektir. Eğer erkek çocuğunuz tabanca isterken siz oyuncak bebekler alırsanız, (istisnalar olabilmekle beraber) büyük olasılıkla o bu bebekleri asker yapıp birbiri ile çarpıştıracaktır.

Oyuncak seçimi cinsel kimliğin gelişiminde bir aşamadır. Ailelerin endişesinin de sebebi budur aslında. Daha açık konuşmak gerekirse aileler, bebeklerle oynayan erkek çocuklarının ileride eşcinsel olmasından korkmaktadırlar. Bu korkuyla, oyuncak bebekleri ortadan kaldırır, araba, iş makineleri ve tabancalar almaya başlarlar. Ancak çocuğun cinsiyetle ilgili yönelimi oynadığı oyuncaktan etkilenmez. Durum tam tersidir. Çocuğun cinsel yönelimi doğum öncesi belirlenmiştir ve bu yönelim oyuncak seçimine yansıyabilir. Ayrıca her çocuk kendine özeldir, küçük yaştaki oyuncak seçimleri de her zaman cinsel yönelimiyle ilgili değildir. Bu durumla ilgili hemen endişeye kapılmak yersizdir. Kısacası kızınıza bir tamir seti, oğlunuza çay takımı almanızda hiçbir sakınca yoktur.

Çocuğun oyuncak seçimlerini zorla değiştirmeye çalışmak onu daha da sıkıntıya sokacak, ileride başka sorunlar ortaya çıkmasına neden olacaktır. Böyle bir durumda ailelerin yapması gereken şey çocuklarının oyun ve oyuncak seçimlerine saygı duymak ve sabırlı olmaktır. Bu süreçte nasıl davranmanız gerektiği konusunda endişeleriniz varsa bir ruh sağlığı uzmanından yardım alabilirsiniz.

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir