EBEVEYNLERİN GİZLİ SİLAHI: SUÇLULUK DUYGUSU

Anne, çocuğuna “böyle yaparsan seninle konuşmam” der ve gerçekten de konuşmaz. Çocuk da, annesinin kendisini öylece yalnız bırakmasının verdiği korku ve suçluluk duygusuyla annesinin peşinde koşmaya başlar. Anne, çocuğun “cezasını” yeterince çektiğini düşünerek kısa bir öğüt sonrası barışır…

Büyük olasılıkla çoğumuz bu eski silahın hedefi olmuş ya da uygulamışızdır. Bir anne bana; “Çocuğum, O’na küstüğüm zaman hatalarını anlamaya başladı” diyerek yönteminden duyduğu memnuniyeti dile getirmişti.

Eskileri bırakalım, son yılların popüler kavramı “ben dili”ne gelelim… Çoğu kişinin artık bildiği, benim de zaman zaman ailelere önerdiğim bu kavramı, kaşımızdaki kişiyi suçlamadan problemi tanımlamak ve bunun bize ne hissettirdiğini ifade etmek olarak özetleyebiliriz. Örneğin; Akşam haber vermeden çok geç kalan çocuğunuza, “Ne kadar sorumsuzsun” demek yerine “Bize haber vermediğin için başına bir şey gelmiş olduğunu düşünüp çok endişelendik” demek bir “ben dili” ifadesidir. Tabi bu bütün sorunlarımızı çözen bir yöntem değildir. Ancak sonu kötü bitebilecek tartışmanın önüne geçebilir ve iletişimi sürdürebilmek için size bir başlangıç noktası verir. Bazı ebeveynler ise bu kavramı ya yanlış anlamış ya da içerdiği gizli gücü fark etmiş ve kendi duygularının ifadesini, çocukta suçluluk duygusu yaratarak disipline etmek için kullanmaya başlamışlardır.

Örneğin;“Ben dili” kullandığını düşünen, “Bak böyle yaparsan çok üzülüyorum” diyen ebeveyn, sık sık kendi duygularını vurgulayarak, çocuğun duygu ve düşüncelerini yok saymaya başlamıştır. Ebeveyn, çocukta “Ben annemi hep üzüyorum, kötü bir çocuğum” düşüncesi ve suçluluk duygusu yaratarak -farkında olarak veya olmadan- bir çeşit duygusal ceza ile disipline etmiş olmaktadır.

Peki bunun zararı nedir?

İlk olarak, yukarıda bahsettiğim gibi çocukta suçluluk duygusu yaratır. Bunun sonucunda da özgüven problemlerine bağlı olarak davranış sorunları ortaya çıkabilir.

İkinci olarak, çocuğunuza problem çözme becerisi kazandırmak yerine küsmeyi ve suçlamayı öğretirsiniz. Arkadaşlarıyla bir sorun yaşadığında bununla yüzleşip çözmek yerine sessiz kalmaya, sorumluluk almak yerine onları suçlamaya başlar.

Son olarak da sürekli kullandığınız “ben” ifadesi çocuğunuzda değersizlik duygusu yaratır. Çünkü en önemli şey siz ve sizin duygularınızdır. Çocuğunuz, sizi mutlu etmek için yaşamalıdır. Çocuğun alacağı mesaj bu olacaktır.

Çocuğunuzdan, oyuncaklarını toplamadan dışarı çıkmamasını isteyebilirsiniz, kaybettiği kalemlerini harçlığından ödetebilirsiniz. Ancak çocuğunuzun davranışlarını kontrol etmeye çalışırken duygusal cezalandırma yöntemleri kesinlikle kullanılmamalıdır.

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir