ÇOCUKLARDA SOMUT VE SOYUT İŞLEMLER DÖNEMİ VE KORKULARLA İLİŞKİSİ

Çocuklar yaklaşık 11-12 yaşlarına kadar soyut kavramları tam olarak anlayamazlar (Bkz. Piaget). Bu gelişimin doğal bir sürecidir. Ancak bu yaşa kadar bizlere o kadar çok soru (özellikle de soyut kavramlarla ilgili) sorarlar ki nasıl cevaplayacağımızı şaşırırız.

Bu konuda yaşadığım bir deneyimi paylaşacağım sizlerle; Bir aile yaklaşık 5 yaşlarında çocuklarını, ölüm korkusu yaşadığı ve kabuslar gördüğü için getirmişlerdi. Aileye, buna neden olacak bir deneyimi olup olmadığını sorduğumda, bir okul gezisinde mezarlığın yanından geçtiğini bildiklerini başka da bir olay yaşamadığını söylediler.

Çocukla yaptığım iki seanstan sonra şöyle bir durum ortaya çıktı; Çocuklar okul gezisinde mezarlığın yanından geçerken öğretmenlerine buranın ne olduğunu sormuşlar. Öğretmen, hem ölüm kavramını anlatmanın zorluğundan dolayı, hem de çocukları korkutmamak için burada insanların uyuduğunu söylemiş. Çocuklar da durumu, gelişim dönemleri gereği somut olarak değerlendirmiş, toprağın altında insanların gerçekten de uyuduklarını düşünmüşler. Siz de gözünüzde canlandırsanıza, toprağın altında uyuyan insanlar var! Ne kadar korkutucu değil mi?

Ölüm kavramını çocuklara anlatmak gerçekten de kolay değil. Ancak, ölen kişi için “O çok uzaklarda, O şimdi uyuyor, bizi bırakıp cennete gitti” gibi ifadeler çocuğun ölümü anlamasını kolaylaştırmaz. “O gitti” dediğimizde sanki ölen kişi kendi isteğiyle gitmiş ve kendisini terk etmiş diye düşünüp, suçluluk ve kızgınlık hissedebilir. “O uyuyor” dediğimizde gece mezarlıkta üşüyeceğini, hiçbir şey yemediği için açlık çekeceğini düşünüp ve üzülebilir. Bunun yerine ölen insanların bizi duyamayacakları ve göremeyecekleri, hayatta olmadıkları için hiçbir şey hissetmediğini, canlarının yanmayacağını, üşümeyeceklerini söylemek daha doğrudur. Çocuğun yaşına ve bilişsel düzeyine göre açıklamalar biraz daha detaylandırılabilir.

Eğitim sürecinde çocukların soyut ve somut kavramlar konusundaki gelişim düzeylerini göz önünde bulundurmak çok önemlidir. Kaçamak ve hatalı cevaplar akla gelmeyecek sorunlara yol açabilir.

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir